Hoşgeldiniz.

Hamile kalmak için kaç kilo olmak gerekir Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Hamile kalmak için dua Kamile kalmak için en uygun kilo Hamile kalmak için
  • 5 üzerinden 4.25   |  Oy Veren: 8      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Hamile kalmak için kaç kilo olmak gerekir

    Sponsorlu Bağlantılar




    Hamile kalmak için kaç kilo olmak gerekir


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Hamile kalmak için kaç kilo olmak gerekir


    Hamilelikte Kilo Eğer bir kilo problemi varsa - ister az kilolu, ister çok kilolu olsun - ideal olan bu problemin hamilelik öncesinde çaresine bakılmasıdır
    .
    Gerekli durumlarda anne adayına uygun diyet uygulaması tavsiye edilir.
    Normal kiloya sahip kadınlarda da, hamileliğin yarattığı kötü sonuçlar olabilir.
    Hamilelik süresince alınan ortalama 12 kg, doğumdan sonra kolayca verilebilir.
    Bu kilonun çoğunu bebek, plasenta ve sıvı kaplar ki; bunlar doğumdan sonra kolayca gider. Geri kalan vücudun tuttuğu su ise, doğumdan sonra idrar yoluyla vücuttan atılır. Asıl zorlukla giden kilolar vücutta cilt altında yerleşen yağlardır. Bu yaklaşık 2-3,5 kg arasıdır. Doğum sonrasında egzersiz yaparak bundan rahatça kurtulunabilir. Ayrıca, emzirme de kilo vermeyi kolaylaştırır.

    HAMİLELİKTE RİSK

    Hamilelik öncesi kilo durumu bir risk faktörü müdür?
    Hem çok düşük, hem de çok yüksek kilo hamilelik için risk faktörüdür. Yine de standart bir oran yoktur.
    45 kg en düşük - 80 kg ise en yüksek normal kilo olarak nitelendirilir. Bunun aşağısı veya yukarısı normal dışıdır. Tabi bu oranlar kadının boyuna göre de değişir.

    DÜŞÜK KİLO

    Düşük kilo nasıl olur?
    Genelde bu sorun, anoreksi, nervosa ve bulemi gibi yeme bozuklukları sonucunda gelişir. Bu tip problemleri olan kişiler hamile kalmakta zorlanırlar fakat bazıları başarabilir.
    Bir de diğer bir düşük kilo sebebi ise; aşın uyuşturucu kullanımıdır. Az beslenme sonucu düşük kilolu olurlar. Yemeğin bu insanların hayatlarında çok önemli bir yeri yoktur.
    Ayrıca fakir ülkelerde, iyi beslenmeme sonucunda da düşük kilo sorunu görülür.
    Neden hamilelikte düşük kilo bir risk faktörüdür?
    Düşük kilolu kadınlar hamilelikle daha zor başa çıkarlar. Bu durum bebeğin gelişiminin kısıtlanmasına ve düşük kilolu olmasına neden olabilir. Düşük kilolu bebekler risk altındadırlar - düşük kan şekeri, beslenme sorunu, virütik enfeksiyonlar, aşırı düşük vücut ısısı gibi - ve perinatal dönemde bebeği kaybetme riski vardır.
    Annenin düşük kilolu olması düşük için bir risk faktörü müdür?
    Bununla ilgili bir kanıt yoktur.
    Erken doğum hakkında ne söylenebilir?
    Yine bununla ilgili bir kanıt yoktur.
    Bu tip kadınlar yardım alırlar mı?
    İdeal olanı; yeme bozukluğu yeme bozukluğu - anoreksi, bulemi, nervosa - yaşayan kadınların hamile kalmadan önce tedavi görmeleri ve hamile kalana kadar normal kiloya ulaştırılmaları gerekir. Fakat zaten hamile ise, kadına normal hamilelik bakımı uygulanır. Kadının kontrollerine diyetisyen ve psikiyatr da katılabilir.
    Uyuşturucu bağımlılarına ekip olarak yardım gerekir.
    Uygulamaların asıl amacı; gerekli besinin alımının sağlanmasıdır.
    Eğer anne düşük kilolu ise, doğumda uygulanan özel bir yöntem var mıdır?
    Pek değil. Eğer fetus gelişimi yeterli olmamışsa elektronik denetime
    devam edilmesi gerekir. Tabi fetusun gelişimindeki kısıtlanma sezaryeni mecbur kılabilir. Bunlar dışında, doğumda diğerleriyle aynı uygulama yapılır.
    Doğum sonrası için özel uygulama yapılır mı?
    Problemin giderilmesi için yapılan uygulamalar doğum sonrası için de geçerlidir.

    AŞIRI KİLO

    Obezite hamilelikte risk faktörü müdür?
    Obezite, bir risk faktörü olması dışında, çeşitli hamilelik sorunlarıyla alakalıdır. Bunlara; hipertansiyon, preeklampsi, gebelik diyabeti, iri bebek, doğum sonrası aşın kanama ve idrar yollan enfeksiyonları dahildir. Tromboz ve trombofelibitis riski olduğuna dair iddialar vardır.
    Obezite durumunda, hamilelik bakımı nasıl olmalıdır?
    Obez bir hamilenin karnının incelenmesi çok zordur. Bu durumda, riskli bir durumun (sıvı artışı, bebeğin ters duruşu gibi...) gözden kaçınlması mümkündür.
    Bu zorluklar, ultrason gibi teknolojik yardımları da etkiler mi?
    Maalesef evet. Belirgin bir obezite durumunda, ultrason görüntüsü çok net alınamayabilir.
    Doğum için ne söylenebilir?
    Obez kadınlarda, doğum öncesi problemlerde artış olduğundan, sezaryen doğum olması riski de olabilir.
    Obez kadınlarda anastezik (genel anastezi, epidüral) uygulamalar da zordur.
    Tromboz riski artar.
    Her şey yolunda gitse bile, ameliyat sonrası yara enfeksiyonu oluşumu obezlerde yaygındır.
    Doğum öncesi kontrolde, aşırı kilolu kadının, kilo vermesi için desteklenmesi gerekir mi?
    Hiç de değil. Her ne kadar kadın kilolu hamile kalsa da, kilo verme işi doğum sonrasına bırakılmalıdır. Tabi ki düzensiz beslenme yüzün-
    den kiloluysa, uygun bir beslenme tarzı öğütlenmelidir. Kilo verme amaçlı değil ama sağlıklı olma amaçlı egzersizler uygulatılabilir.
    Sorunları en aza indirgemek için yapılması gereken şeyler var mıdır?
    Doktorun sorundan haberdar olması ve sorunla ilgili konularla yakından ilgilenmesi gerekir. Mesela yükselen tansiyon, idrar yolları enfeksiyonu ve diyabet sürekli kontrol edilmelidir. Sezaryen durumunda koruyucu antibiyotikler verilebilir. Bazı durumlarda trombozu önlemek amacıyla heparin verilebilir.
    Eğer normal doğum yapılacaksa, potansiyel problemler nelerdir?
    Genelde çok kilolu kadınlar iri bebekler doğururlar. Bazen daha zor doğum yaptıkları gözlemlenir.
    Eğer bebek normalden iri ise, ilk birkaç saat içinde kan şekeri ölçülmelidir.

    HAMİLELİKTE KİLO ALIMI

    Hamile kaldığında "normal" kilolu olan bir kadın, hamilelikte kaç kilo almalıdır?
    Ortalama olarak 12 kg. almalıdır. Bu 8-16 kg arası değişebilir. Hatta bazen daha fazla da olabilir. Bu oranlar tekli bir hamilelik için geçerlidir. İkiz, üçüz gibi durumlarda daha fazla kilo alınması mümkündür.
    Alınan kiloyu hangi faktörler etkiler?
    Yeme alışkanlığı en önemli faktördür. Tabi diğer faktörler de önemlidir. Hamile kalmadan önceki kilo önemlidir. Annenin yaşı önemlidir.
    Hamileliğin herhangi bir döneminde kilo alışının maksimum olduğu görülür mü?
    İlk dönemde çok az kilo alınır. Bu 1-1,5 kg. gibidir.
    14 haftadan sonra, haftada 0,5 almak mümkündür. Yani bu her ay 2 kilo anlamına gelir. 30. haftadan sonra kilo alımı yine düşer. Son haftalarda ya çok az kilo alınır, belki de hiç alınmaz.
    Ayrıca unutmamak gerekir ki; alman kilonun çoğunluğunu su tutumu ve rahim içeriği teşkil eder. Ve bunlar doğumla hemen gider. Ama tabi yağ olarak kazanılan kilolar da vardır. Evet. Bazı yağlar karın, kalça ve sırtta deri altında birikir. Bunların yok olması için doğum sonrasında egzersiz yapılması çok iyidir.
    Doğumdan sonra ne olur?
    Alman kilonun büyük bir kısmı su tutumudur. Bu hamilelik hormonlarının yarattığı direkt bir etkidir. Doğumdan sonraki 10 gün içinde tutulan su gider. Geri kalan 3 kg. kadar bir miktardır.
    Yağ nasıl vücuttan atıbr?
    Genelde aktif olan bir kadının ekstra bir çaba sarf etmesine gerek kalmadan, bunlar kendiliğinden gider. Emzirme de kilo vermeyi hızlandırır. Kilo vermede aceleci davranan kadınlara ise egzersiz yapmaları önerilir.
    Hamilelikte kilo almayan kadının endişelenmesi gerekir mi?
    Hamilelikte kadm vücudu kilo almaya müsaittir. Bunun asi durumu araştırılmalıdır. Bazen aşın kusma buna neden olur. Eğer neden bu değilse, beslenme tarzı araştırılmalıdır. Kilo alamama ve iyi beslenmeme, fetusun gelişimini de kısıtlar.







  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Hamile kalmak için ideal beden 36-38

    Son yıllarda kadınları saran zayıflık tutkusu birçok sağlık sorununa zemin hazırlarken, hamile kalmayı da engelliyor. Tek tip diyetler; hormonal dengeyi bozarak yumurtlamayı durduruyor. Yumurtlamanın sağlıklı olabilmesi için en ideali 36-38 beden olmak!.

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç, doğurganlığı artırmada sağlıklı ve bilinçli beslenmenin etkileri hakkındaki soruları yanıtladı…

    * Beslenme tarzı doğurganlığa nasıl etki eder?
    Hamile kalma süreci bazılarımız için sancılı bir dönem olabiliyor. Özellikle son yıllarda çoğu kadın hamile kalmakta zorlanıyor ve mikro enjeksiyon sistemi ile hamile kalmaya çalışıyor. Bunun nedeni; hormonal dengesizliğin yanında yoğun ve stresli bir iş ya da aile hayatının içinde bulunmak. Aşırı stres maalesef ki hormon salınımını direkt etkiliyor. Bunun yanında; hızlı hayat koşullarına ayak uydurmaya çalışırken yeterli ve dengeli beslenememek de doğurganlığı etkileyen çok önemli bir faktör. Ayak üstü atıştırmalarla ya da fast food'larla geçiştirilen beslenme tarzı nedeniyle, vücut birçok besinden mahrum kalıyor. Yeterli vitamin, mineral ve kaliteli protein alamamak; hormonların düzenli ve yeterli çalışmasını engelliyor.

    * Sıfır beden olmak kadının yumurta sayısını düşürür mü?
    Sıfır beden; vücutta ciddi anlamda vitamin, mineral, protein ve karbonhidrat eksikliklerine neden olup, kişide aşırı gerginliğe yol açarak yumurtlamayı direkt durdurur. Oysa yumurtlamanın sağlıklı olabilmesi, sağlıklı bir bedende mümkündür. Bu beden de 36- 38 beden arasıdır. Nasıl ki fazla kilolu olmak adet düzensizliği yaratıyorsa, kişinin çok zayıf ve ideal kilosunun altında olması da adet düzensizliği yaratır. Bütün bu düzensizlikler de yumurtlamayı engelleyerek döllenmenin olmasının önüne geçer. Sıfır beden veya çok zayıf olmak, vücuttaki bütün hormonal sistemleri bozar. Vücudun demir depoları azalır. Buna bağlı konsantrasyonda azalma, yorgunluk, halsizlik, dikkatsizlik ve düzensiz adet olma ya da hiç olamama durumu olur. Tüm bu etkenlerin toplamında da yumurtlama gerçekleşmeyerek hamile kalınamaz. Ayrıca sıfır beden bir kadın her şeye karşı ilgisiz ve dikkatsiz olur.

    * Sık sık diyet yapmak ya da tek besin içeren diyet programında yaşamak doğurganlığı etkiler mi?
    Benim takip ettiğim birçok hamile var. Hamilelik programı özel bir beslenme programıdır. Bu programı diyet olarak değerlendiremezsiniz. Sık sık diyet yapmak ya da tek besin içeren bir diyeti hamilelik öncesi ve hamilelikte uygulamak son derece yanlıştır. Hamile kalmadan önce de sıkı ve şok diyet yapmak ve kısa zamanda çok kilo vermek hamile kalmayı engeller. Hamile kalmayı planladığınız dönemde hızlı kilo vermeyecek şekilde diyet programınızı ayarlamalısınız. Tek besin içeren diyetler de hamile kalmayı engeller.

    * Boy ve kilo arasında ne kadar fark olmalı?
    Herkesin ideal kilosu farklılık gösterir. 'Boy ile kilo arasında 10 kilo fark olmalı' diyemezsiniz. Böyle bir standart koymak yanlış olur. Boy ile kilo arasındaki farkın kiminde 10, kiminde ise 15 kilo olması gerekebilir. Peki bu nasıl belirlenir? Herkesin kemik yapısı da boy ile kilo farkı da değişir. Örneğin; kalın kemik yapılı insanların kemik ağırlığı fazla, yağ oranı az olur ve bu durumda da kilonun boydan ortalama 10-12 kilo az olması gerekir. Bu farkla insanlar 38- 36 beden arası olurlar. Fakat kemik yapısı ince olan kişilerin kemik ağırlığı az olduğundan bu fark 14-17 arası bir farka yükselir. Diğer bir faktör ise vücuttaki yağ oranıdır. İdeal kiloyu belirlemek için vücut, su, yağ ve kas oranına bakılması şart.

    * Hamileliğe hazırlanan bir kadın kilo konusunda nelere dikkat etmeli?
    Hamileliğe hazırlanma sürecindeki kadının kilosunu koruyacak şekilde bir beslenme planı düzenlemeli. Bu dönemde kilo ve beslenmeye dikkat edilmezse, hamileliğe gereksiz yere fazla kiloyla başlanır. Hamilelik öncesinde ve hamile kaldıktan sonraki ilk üç ayda kilo korunmalı. Hatta ilk üç ayda kilo alınmamalı. 3 aydan sonra da ayda 1-1.5 kilo alacak şekilde bir beslenme planı düzenlenmeli.

    * Doğurganlığı artıran besinler neler?
    Doğurganlığın artması ve döllenmenin sağlıklı gerçekleşmesi için anne adayının özellikle dikkat etmesi gereken nokta; psikolojik dengesini iyi koruması ve vücudu rahatlatan B kompleks vitaminleri içeren bir beslenme uygulamasıdır. B kompleks vitaminin dışında diğer vitamin ihtiyacını da iyi karşılamalı. Bunlar; ceviz, fındık (1 çay bardağı), 5 adet muz, greyfurt, portakal, mandalina, çok tahıllı ekmek, yoğurt, süt, kivi, soya, bulgur, kereviz, brokoli, bezelye ve soya eti gibi besinlerden alınabilir.

    * Hamileliğe hazırlanırken hangi besinlerden kaçınılmalı?
    Hamilelik sürecinde kadında bazı fizyolojik değişiklirler olur. Vücutta aşırı şişkinlik ve su toplanması, kan şekerinde ani değişiklikler ortaya çıkabilir. Anne adayı bu olumsuzluklardan korunmak için beslenmesine çok dikkat etmeli. Hamileliğe hazırlanırken en çok kaçınılması gereken yiyecekler; salamura tuzlu yiyecekler, sakatatlar, konserve yiyecekler, aşırı yağlı besinler ve kızartmalardır. Özellikle tuzlu yiyecekler ödem oluşmasına zemin hazırlar. Ayrıca hamile adayında daha önceden gelen kansızlık söz konusu ise beslenmesi de iyi düzenlenmelidir. Kan şekerinde ani iniş ve çıkış olmaması için basit şekerli yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durulmalı. Bu yiyecekler arasında çay şekeri, şekerlemeler, hamur tatlıları (sütlü tatlıları haftada 1-2 defa yiyebilirsiniz), kola ve hazır meyve sularını sayabiliriz.

    * Bebeğin cinsiyetine etki eden besinler hep konuşulur. Bu konuda ne öneriyorsunuz?
    Son yıllarda hayli gündemde olan tartışma konusu bu. Fakat Dünya Sağlık Örgütü'nün ve Amerika'nın yaptığı birçok araştırma; besinlerle bebeğin cinsiyeti arasında bir ilişki olmadığını gösteriyor. Bebek cinsiyeti, tamamen genetikle alakalı olup, beslenme ile bir ilgisi yoktur.




 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc