Hoşgeldiniz.

cumhuriyet yönetiminin bize kazandırdığı hak ve hürriyetler nelerdir Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Atatürkün Bize Kazandırdığı Haklar Ve Hürriyetler Atatürkün Bize Kazandırdığı Haklar Nelerdir cumhuriyet
  • 5 üzerinden 4.13   |  Oy Veren: 125      

  1. kapris
    Sponsorlu Bağlantılar


    Question Cumhuriyet Yönetiminin Bize Kazandırdığı Hak Ve Hürriyetler Nelerdir

    Sponsorlu Bağlantılar




    cumhuriyet yönetiminin bize kazandırdığı hak ve hürriyetler nelerdir


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Cumhuriyet Bize Neler Kazandırdı

    Cumhuriyetin ilanıyla birlikte köklü değişiklikler yapılmıştır.

    8 Şubat 1935 tarihinde yapılan mülletvekili seçiminde Türk kadını ilk kez oy kullandı.
    Kadın erkek bütün yurttaşlar öğrenim görme hakkı ve hürriyeti elde etti.
    Çağdaşlığın gerektirdiği pek çok yenilikler içerisinde Türk milleti cumhuriyetle birlikte ülkenin yönetimine seçimler aracılığı ile katılmaya başlamış.
    Birleşmiş milletler çocuk hakları sözleşmesi de kabul edilmiştir.
    Türk milleti Atatürk’ün önderliğinde pek çok hak ve hürriyetlere kavuşmuştur. Atatürk’ün önderliğinde Türk insanın elde ettiği bazı haklar şunlardır; Seçme ve seçilme hakkı, öğrenim görme ve meslek olmak gibi…
    1)Eğitim alanında yapılan inkılaplar1.a)Tevhid-I Tedrisat (Eğitim ve öğretimin birleştirilmesi) Kanunun kabulü1.b)Latin harflerinin kabulü1.c)Üniversite reformu

    2 ) Kültür alanında yapılan inkılaplar2.a)Türk tarihi alanında yapılan çalışmalar2.b)Türk dili alanında yapılan çalışmalar

    Bu yazıda sayılanlar kavuşulan hak ve hürriyetlerden sadece bir kaçıdır. Gerçekte Türk milleti Atatürk’ün önderliğinde pek çok hak ve hürriyete kavuşmuştur.
    Cumhuriyet’in bize kazandırdığı önemli yenilikler:

    Yeni Latin Alfabesi
    Saatlerde değişiklik
    Ölçülerde değişiklik
    Giyim kuşam tarzı
    Saltanatın kalkması
    En önemlisi de esir olmadan yaşama hakkı

    Cumhuriyet’in kazandırdıkları

    Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetmesidir.
    Yılardır böyle öğrendik, böyle öğrettik…
    Osmanlı, padişahlıktı.
    Her şey, padişahın iki dudağı arasında idi…
    Padişah, iktidarda olan feodal sınıfı, yani temel üretim aracı olan toprağa sahip olan sınıfı temsil ediyordu.
    Toprak, zenginliğin; dolayısıyla gücün sembolüydü…
    Toprak ağaları ve padişahın bir gücü daha vardı: din…
    Padişah, peygamberin vekili; yani halife olarak kabul edilir,
    Her şey şeriat kurallarına göre belirlenirdi…
    Elbette; her sınıftan, her inançtan, her ulustan kişilerin temsil edildiği -ilk meclis böyleydi- bir meclisin oluşturulması,
    Yasama, yürütme ve yargı gücüne dayalı anayasal bir sistemin kurulması,
    Ve ülkenin yasalarla yönetilmesi, reddedilecek gelişmeler değildir.
    Cumhuriyetle birlikte ülke siyasi bağımsızlığını kazanmış,

    Modern yaşama dair reformlar yapılmış,
    Ekonomik bağımsızlığın sağlanması yönünde önemli girişimler başlatılmış,
    Sosyal devlet olgusu kabul edilmiştir…
    Osmanlı döneminde çok zayıf olan sanayi, devlet eliyle desteklenmiş,
    Buna bağlı olarak ülkede bir sermaye -burjuva- sınıfı yaratılmış,
    Tabi ki, sermaye sınıfı ile birlikte işçi sınıfı da gelişmiş ve ülke yönetiminde ağırlığını hissettirmeye başlamıştır.
    Bu gelişmeler işçi ve emekçilerin sigortalı, sendikalı çalışmasını,
    Toplusözleşme ve grev yapma, miting ve gösteriler düzenleme, siyasete katılma gibi ekonomik, demokratik hak ve özgürlükleri kullanmasını,
    Emeklilik, kıdem ve ihbar tazminatı, iş güvenliği, çalışma koşullarının düzenlenmesi gibi hakları kazanmasını,
    Eğitim, sağlık, haberleşme, barınma gibi kamu hizmetlerinden yararlanmasını sağlamıştır.
    Tüm bunlar toplumsal ilerlemenin motoru olmuş,
    Ülkenin demokratikleşmesi, insan hak ve özgürlüklerinin gelişmesi yönünde önemli adımlar atılmasının fırsatını yaratmıştır.
    Bilinen bir şeydir;
    Bir ülkenin gelişmişliği, işçi ve emekçilerin ekonomik, sosyal, kültürel, demokratik hak ve özgürlüklerini kullanıp/kullanamaması ile ölçülür.
    O ülkede bilimin, sanatın, kültürün gelişmesi,
    Ekonomik ve siyasi bağımsızlığın kurulması, korunması, sağlamlaştırılması da buna bağlıdır.
    Tarihe şöyle bir baktığımızda, emperyalistlerle ilişkilerin geliştirildiği, ülke kaynaklarının uluslar arası tekellere peşkeş çekildiği dönemler, hep:
    İşçi ve emekçi haklarının yok edildiği, askıya alındığı,
    Sanatçıların, bilim insanlarının, aydınların, gençlerin sesinin kısıldığı,
    Yani kör/topal da olsa işleyen demokratik yaşamın ortadan kaldırıldığı dönemler olmuştur…
    Bu bir tesadüf değildir…
    Cumhuriyetin kazanımlarına ve elde kalanlara bir de bu yönden baksak,
    Üzerinde çok gürültü koparılan -ancak olmayan- laikliğin teminatının da, demokratik hak ve özgürlükler olduğunu bir daha düşünsek,
    Ayrıca, cumhuriyetin kazanımlarını daha da ileri götürmenin, tam bağımsız ve demokratik bir Türkiye yaratmanın teminatının da bu olacağını kavrasak, eminim ki daha güzel bir ülkede yaşıyor olacağız.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Kayıtsız Üye

    çok teşekkür ederim işime yaradı yarın öğretmen en çok benimkini beğenecek!



  5. ece akpınar

    çok güzel ben çok beğendim teşekkür ederim



  6. Misafir Üye

    bir çocuk olarak başka hangi haklara sahip olmak istersiniz



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc