Hoşgeldiniz.

azerı çocukları nasıl beslenir hangi oyun ları oynar nasıl giyinir, azerbaycan çocukları nasıl beslenir,nasıl giyinir,hangi oyunları oynarlar? Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Japonyadaki çocuklar nasıl
  • 5 üzerinden 4.20   |  Oy Veren: 30      

  1. Kayitsiz Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Smile azerbaycan çocukları nasıl beslenir, nasıl giyinir, hangi oyunları oynarlar?

    Sponsorlu Bağlantılar




    azerı çocukları nasıl beslenir hangi oyunları oynar nasıl giyinir, azerbaycan çocukları nasıl beslenir,nasıl giyinir,hangi oyunları oynarlar?


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Azarbaycan Giyimi
    Yöremizdeki kadın ve erkek giysilerinin günümüze kadar gelenekselliğini korumuş amaç bozulmadan değişmeyi de başarmış bir geçmişi bulunmaktadır.
    Azerbaycan ve Kafkasya kültürlerinin güçlü etkisi her alanda olduğu gibi giyside de kendini gösterir. Özellikle Kafkasya kültüründe güçlü coğrafya ve iklim faktörü çok etkilidir. Bunda dini ve ahlaki değerlerinde izlerini bulmak mümkün olmaktadır.


    Hem kadın, hem erkek giyim kuşamında detaylara inildikçe Anadolu yerleşik kültürlerinin etkileri ile karşılaşırız. Mesela; Anadolu’da yaygın olarak kullanılan kuşak ya da kemerin Iğdır kültüründe de değişik türlerini görebiliyoruz. Başlıklarda da Anadolu ve Azerbaycan coğrafyasının ortak izleri sentezlenmiştir.


    Giyim kuşama etki eden elbette bazı faktörler daha ekleyebiliriz. Hatta bunları kadın erkek şeklinde tasnif edeceğimiz gibi kız-gelin, yaşlı-genç diye de sınıflandırmak mümkündür. Giyim kuşamdaki değişimler yukarıda da belirtildiği gibi geleneksel öze dokunmamıştır. Bazı parçalar stilize edilerek daha kullanışlı hale getirilmişler, bazılarına hiç dokunulmamış, bazılarında ise; kumaşın türü ve rengi değişiklikler göstermiş olabilir.


    Bu ve benzeri ayrıntılara parça parça incelerken yer verilecek veya açıklama getirilecektir.

    KADIN (BAYAN) GİYSİLERİ

    PUŞU (PÜŞÜ-ÇALMA-YAYLIĞ):
    Kızlarda veya gelinlerde sıkça kullanılır. Hızma veya sade bir başörtüsüdür. Renkli ipliklerle işleme veya oya da yapılır. Süs faktörü gelini kızdan ayırır. Genelde kızlarda “çalma” kullanılmaz. Bu örtü örgüler, saçın üzerine örtüleceği gibi bazen Kofi (araşqın) üzerine de yaşmak şeklinde bağlanabilir. Genç kızlarda ise, son yıllarda stilize edilerek ve genelde gelinliğe özentinin bir parçası olarak yapay (metalik süslemeli) taşla kullanılır. Bunda saçlar toplanmış olur; yaylık ya dikilerek ya da tokalarla tespit edilir. Oyunların rahat sergilenişi ve zor figürlerinin daha kolay yapılabilmesi avantajını sağladığı için, taç son zamanlarda daha çok kullanılır.


    Yaşmak türü bağlamak daha çok gelinlerde ve giderek yaşlılardan ağırlık kazanır. Kumaşın türü değeri varlık nedenidir. Düğünde-dernekte hayırlı işlerde en pahalısı kullanılır.


    ARAŞQIN (KOFİ-BAŞLIK): Anadolu’da da çok yaygındır bir mukavva veya karton parçasının başın yapısına göre yapıştırılarak kısa konik-silindir şeklinde yapılır. Kumaşla kaplanır. Alın kısmına altın ve diğer ziynet eşyaları takılarak süslenir. Gelinler uzun ve enli bir örtü ile çene altından gelecek şekilde baş üstünden dolanacak Kofi’yi kapatırlar. Ama ziynetlerini gösterirler. Kofi’nin kaplandığı kumaşın rengi altın-gümüş gibi değerli tabuları daha kolay gösterecek renkten seçilir.


    Araşqın daha ziyade yerleşik kültüre özgüdür. Azerbaycan menşe-ili kültürde taç ve işlemeli tül daha yaygın kullanılır. Iğdır’da her ikisi de tercihe göre kullanılmaktadır.


    BOĞAZALTI (ÇENELİK): Bir santimetre kadar eni olan bir bezden ibarettir. Birkaç kat yapılarak sıkıca dikilir, çene altından geçirilerek genellikle kofiye bağlanır. Kofiyi tutturmak içindir. Pek yaygın olmamakla beraber gelin ve yaşlılar arasında daha yaygındır.


    ÇUHA: Kadife ve değerli kumaştan yapılır. Yakasızdır. Bedeni sarar. Kalçaya kadar sıkıdır. Etek kısmı çok boldur. Genel olarak kırmızı kadife yaygındır. Erkeklerde arkalık denilen aksesuarla aynı değerlendirilir. Ancak arkalık sadece aksesuardır. Görseldir. Ama çuha elbisedir. Bordo ve mavi olanları da görülür.


    Önü açıktır, kopçalarla kapatılır, düğmede dikilebilir. Gümüş egremen veya beyaz şerit konulur. Egremen üzerine biraz büyükçe gümüş halka ve pullardan oluşan özellik de gösterirdi hatta bazı yörelerimizde fındık büyüklüğünde küçük (gor-pul) güllerde takılırdı. Bu da yürüdükçe ve hareket ettikçe ses çıkarırdı.

    KEMER:
    Genelde gümüş kemerler hem bölgenin, hem de yöremizin yaygın aksesuarıdır. Bele bağlanır. Sallama kemer döşeme, gümüş kemer, döşeme altın kemer gibi çeşitleri de vardır. Ekonomik güce göre, kumaştan yani kadife veya ipek kemerde çokça kullanılmıştır.


    Sallama kemerde kayışın veya ketenden yapılmış kemerin üzerine gümüş levha erkler dizilir. Bunlar yürünürken sallanırlar ya ses çıkarır veya parıldaması için kullanılır.
    Döşeme gümüş kemerde ise, kemerin üzerine gümüş levhalar-pullar bazen de altın dizilirdi. Kemerler hem beli sıkıca kavrayarak giysileri tespit eder, hem de güzel bir görünüm sağlardı. Yöremiz kadınları özgü olan bu kemerlerin başka yörelerde değişik türleri de görülebilir.

    ÇARIK (YEMENİ):
    Yöremiz kadınlarının ayaklarına giydiği eski giysi çarıktır. Bütün Anadolu’da olduğu gibi Iğdır’da da çarık en eski ayakkabıdır. Ancak bu yerleşik kültürde hâkimdir. Göçebe kültürlerle (Azerbaycan ve Kafkasya) yemeni ve diğer deri menşe ili ayakkabılar da ilimize girmiştir.


    Sovyet Rusya hâkimiyeti zamanında Azerbaycan ve Kafkasya kadınlarında yaygın olarak çarık ve yemeninden stilize edilmiş olarak pisi, giyilmişse de bu bale ve balerin kültürünün bir ihtiyacından doğmuştur. Günlük hayatta kullanılırlığı olmadığı için Iğdır’da yaygın ve hâkim olan yemeni ve çarıktır. Halk oyunlarında daha yaygın olan yemeni ve türleri kullanılır.


    ŞALVAR: Etek veya üç etek altına giyilen fazla bol olmayan, ancak vücut hatlarını da yapışmayan bir görünüm arz eder. Paçaları lastikli olanı olduğu gibi, ilikli kumaştan yapılanlar asıl otantik olanlarıdır. Halk oyunları ve günlük yaşamda eteğin altında rahatlık veren ve tamamlayıcı bir giysidir. Genellikle ipek ekonomik duruma göre de ketenden yapılırdı. Fazla göz alıcı renkler tercih edilmez. Genel de beyaz ve türevi renkler kullanılır


    GÖMLEK: Genel olarak pamuklu kumaş veya ipekten yapılan ve çuha (cepken-yelek) altına giyilen bir iş giysisidir. Günlük hayatta Iğdır’ın çok sıcak olması nedeni ile pamuklu olanlar kullanılırdı.
    Özel günlerde ise; İpekten yapılanlar tercih edilirdi. Yakası genel de hâkim yaka veya (V) yaka tabir edilen türden alırdı. (V) yakayı genç kızlar tercih eder. Çünkü boğaz altına altın, gümüş gibi gerdanlık veya başka takılar takılırdı. Dik görünümlü hâkim yaka daha çok kışlık olarak kullanılırdı. Gelin veya kadınlar giyerler.




    ERKEK GİYSİLERİ



    KALPAK-PAPAX: Yalnız Iğdır’a ait Azerbaycan veya Kafkasya menşeli bir başlıktır. Oğlak veya kuzu derisinden yapılır. Dağıstan tipleri biraz daha tüylüdür, yani kılları uzun bırakılmıştır.
    Orta Asya’daki börkün coğrafyaya uyarlanmış şeklidir. Börk üçgen ya da konik görünümlüdür. Kalpak ise silindirik yapıdadır. Derinin iç kısmı tabak edilmiştir. Ani hareketlerde düşmemesi için çene altından belli-belirsiz kaytan denilen bir deri iple bağlanır.
    Yöremizde iki türlü kalpak kullanılır. Uzun tüylü olanlar genelde beyaz kuzu derisinden yapılır. Kısa tüylü olanlar oğlak derisinden yapılır.


    ŞALVAR: Buna aynı zamanda pantolon külot, paça pantolon denildiği de olur. Orijinal olanı sıkı paçalı şalvardır. Paçalar dize kadar dar ve bacağa yapışık olurlar. Çivekiler içine rahat girebilirsin diye. Şalvarın basen kısmı oldukça rahat ve bol olmalıdır. Bu da Kafkasya ve Azerbaycan coğrafyasında at çok önemlidir. Ata rahat binebilmek ve her türlü akrobatik hareketi rahatça yapabilmek için.
    Şalvar genellikle siyah veya başka türlü koyu renkli kumaştan yapılır.


    CEPKEN (ÇUHA): En üstteki giysidir. Topuklara kadar olanları Kafkasya ve Dağıstan yöresi savaşçılarının kullandığıdır. Her türlü hava şartlarına karşı koruyucudur. Boyları kısa olanlar yani diz üstü veya diz hizasında olanlar. Azerbaycan yöresi veya Nahçıvan’da kullanılır. Her iki bol olanları Iğdır’da kullanılsa da halk oyunlarında diz hizasında olanlar kullanılır. Hareket kolaylığı sağlar.
    Genelde şalvarla aynı renk ve kalitedeki kumaştan yapılır. Etek kısmı geniştir. Kol ağızlarında genellikle ya parlak astarlı ve geniş ya da sutaşı işlemeli olabilir.
    Çuhanın göğüs kısmında veznelik vardır, buna fişeklik de denilmektedir.


    KEMER-KUŞAK (KURŞAK): Yünlü şaldan yapılır bele bağlanır. Kuşak üzerinde bağlı olduğu kısımda “Serhatlık” vardır. Bir çeşit cep gibidir. Tütün tabakası gibi şeyleri koymak için kullanılır.
    Üste bağlanan kemer ise, genelde kalın deri sığır veya manda gönünden yapılır.


    KAMA: Kemere sokulur Kafkasya yiğitlerinin vazgeçilmez savaş malzemelerinden biridir. Her iki yanı keskin ve sivri uçludur. Genellikle gümüş süslemeli kın içinde bulundurulur.


    GÖMLEK (ÜST GÖMLEĞİ): Yakası uzunca önden sedef düğmeli kollarda da aynı düğmeler vardır. Önceden ipek veya parlak kumaştan yapılır. Şimdi ketenden yapılanlar daha yaygındır. Kollar çuhadan çıkar ve bileklere kadar uzanır. Yöremizde halk oyunları topluluklarının aksesuarlarından biridir.


    CİVEKİ-SARIK-YEMENİ: Dar ve diz üstüne kadar uzanan çizmedir. Yumuşak deriden yapılmıştır. Kafkasya’daki çizmeler kösele topuk ve tabanlı çivili ve hatta mahmuzlu da olurdu. Çünkü sert tabiat ve kış şartlarının üstesinden ancak böyle çizmelerle gelinirdi.
    Körüklü olanları da vardır ancak pek kullanılmaz.


    Altlıksız ve yumuşak altlıklı olanlar yalnız halk oyunlarına uyarlanmıştır. Yöremizde hala zevk için ve aksesuar olarak kullanılmaktadır.

    ARXALIQ:
    Yakası dikçe ve birkaç santim yüksekçe boğazdan itibaren çapraz bağlarla bağlanır; göbek hizasında durur. Göbekten aşağı diz nizasına kadar etekler açılır. Her iki yanlarda etek körüğünün ağzından itibaren iç kısma gelecek şekilde torba biçimli cepler yapılır.


    Arxalığa Dağıstan ve Kafkasya coğrafyasında sırtı koruyacak şekilde kalın deri astarlı keçeden zırh görevi yapacak kalın bir kısım da dikilirdi. Bu insanları hem soğuktan, hem de savaşlarda ok ve kılıç darbelerinden kısmen de olsa korumak için yapılırdı.

    Arxalığın alternatifi olan “qazeki” dir. Qazeki, yakasız, göğsü açık, kısa etekli ve işlemelidir.


    SARIK: İpek, keten veya pamuktan el dokuma tezgâhlarında yapılır. Kalpak yerine kullanılır. Bazen puşu veya bir çeşit vala ya da çit de olabilir. Bu bez tahminen 10–15 metredir. Rengi beyaz veya açık başka tonda da olabilir. Keçeden yapılarına az benzese de börk denilir.


    YELEK: Daha çok Azerbaycan menşelidir. Azerbaycan ve yöremizde yaşlı ve orta yaşlı erkekler giyerler. “kırk düğme” de denir. Önden çapraz ve sıkı düğmelenir. Vücudu iyice sıkar.


    ÇORAPLAR: Yün veya pamuktan yapılır. Diz hizasına kadar çıkar. Üzerleri işlemeli veya sade olabilir. Çorap yerine ayağı bilekten kavrayan tozluk da giyilir. Tozluk çarık ve yemeni üstüne çekilir. “Padış” denilen türleri de kullanılır.




    Azarbaycan Yemekleri


    Azerilerin zengin mutfaklarında o kadar çok yemek çeşidi vardır ki:


    Dovga: ince kıyılmış ıspanak, dereotu, kişnişli yoğurtlu çorba.

    Bakü Pitisi:
    koyun eti, nohut, patates, soğan ve sumakla hazırlanan güveç.


    Bastırma koyun kebabı: Koyun eti şişlere takılacak şekilde doğranarak ince ince doğranmış soğan ve baharatla bekletildikten sonra şişlere takılarak, kömürde pişirilir. Fevkalade lezzetlidir.


    Tike pilav: koyun eti, hindi eti ve av kuşları etiyle de yapılır.

    Şüyüd pilav:
    dereotunun eşlik ettiği, tencerenin dibine hamur açılıp, üzerine pilav dökülerek pişirilir.


    Sebzeli pilav: yine altına hamur yapılarak, üzerine et ve ıspanak, kuzu kulağı gibi sebze ilaveleriyle hazırlanır.


    Hamur İşleri


    * Düşbere
    * Xemiraşı
    * Gürze
    * Kuymak
    * Firni
    * Süzme xingal


    Salatalar


    * Soyutma
    * Khazar salatası
    * Azerbaycan salatası
    * Yeşillikler
    * Fasulye fisindjan


    Çorbalar


    * Umac
    * Piti
    * Köfte - bozbaş
    * Turşu sıyık
    * Parça - bozbaş
    * Tavuk çorbası
    * Pelmeni
    * Haş(Kelle paça)
    * Sulu xingal
    * Dovğa
    * Ayran - doğramaç
    * Hamuraşı
    * Balva





  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Azeriler Ne Giyer, Azerbaycan Yöresel Kıyafet Resimleri









    Azerbaycan Halk Oyunları

    Kafkas Halk Dansları yüzyıllardır, Kafkasya insanının günlük yaşamında çok önemli bir yer tutmaktadır. Düğünlerde, bayramlarda, evdeki şenliklerde, konuk ağırlamada-uğurlamada, kış ve yaz gecelerinde, arkadaş toplantılarında dans, günlük yaşamın bir parçasıdır. Danslar oynanmış, unutulmuş; yerine yenisi gelmiş, anlamını, biçimini değiştirmiş ama Kafkasyalının yaşamındaki önemini bugün de yitirmemiştir. Birçok dansın etnografik geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. Örneğin, çok tanrılı dönemlerde Kafkasya'da oynanan "TSOPPAY" dansı Ateş Tanrısı'nın ateşi etrafında af dilemek için dönen bir kurbanı canlandırırken, İslamiyet'in kabulünden sonra yine ateşin etrafında dönerek Gazavat'a çıkacak olanların sevdikleriyle vedalaşma dansı, günümüzde ise "WUIG" ya da "SİMD" adıyla halk arasında düğünlerin ilk açılış dansı olmuştur. Kafkas Halk Danslarında, Kafkasyalının bütün bir karakteri görülür. Kadına olan saygısını, kadınla birlikte oynadığında gösterdiği ciddi, gururlu ve dengeli hareketlerinde görebiliriz. Arkadaşları ile birlikte bulunduğunda da çevik, sert ve savaşçı kişiliğini, bir o kadar estetik davranışlarını ve cesaretini görebiliriz.

    Maral Oyunu

    Bu oyun ormanda ava çıkan avcılar ile Maral(geyik)'ler arasında geçen olaydan esinlenmiştir. Avcılar tüfeklerini gizleyerek arkaarkaya marallara doğru yaklaşmaya çalışırlar (yaklaşma çeşitli figürlerleanlatılmaya çalışılmaktadır. Avcılar bir masal (geyik) sürüsüne yaklaşırlar:Avlarını avlama hırsı ve sevinci içinde bulunan avcılar gözlerine inanamayacaklarıbir olay vuku bulur. Maralların (geyik) hepsi beyaz gelinlikler içinde süzüle süzüleortaya çıkan birer kız görünümünü alırlar. "Maral sözü Iğdır veçevresinde genelde kadınlar ve kızlar için kullanılan bir kelimedir. Maral olaraktabir edilen, çok güzel, eşi ve benzeri tarif edilemeyen biri olarak tanımlanır).Avcılar bu durum karşısında büyülenir her avcı birer genç kızı (maral) alarakeşleşirler, birlikte değişik figürlerle buluşmanın sevincini yaşarlar. Derkendüğün hazırlıkları başlar.

    Gelin Havası

    Bu oyun özellikle düğünlerin sonunda gelinimasadan alıp götürmeleri sırasında çalınır. Oldukça ağır hareketlerle oynanır.Bu oyun sırasında damatın akrabaları ve ailesi gelinin ailesine sataşmak amacıyla vesevinçlerini dile getirmek isteğiyle ellerine aldıkları kap ve kaşıkları birbirinevurarak müziğe eşlik ederler. Grup şeklinde hem oynanır hem de gelini damatın evinegötürmek amacıyla yürünür. Damat tarafları coşkulu bir şekilde etrafa şekerlerdağıtır. Gelin ailesinde, kızlarının evlerinde ayrılacağı için büyük birhüzün vardır. Damadın ailesinde ise büyük bir sevinç ve coşku vardır. Bu oyunundiğer bir adı da "mirzeyim vağzalı"dır. Bu oyun ve müzikte değişikduyguların hepsi bir anda yaşanır.Ayrılık ve kavuşma gibi...[/color

    Şeyh Şamil Oyunu

    Şeyh Şamil Oyunu Türk'ün direnmegücüdür. Kafkasya'da yapılan uzun savaşlar içinde Türk Kahramanı Şeyh Şamil'indireniş gücünü belirtmek için bu adı aldığı söylenmektedir. Oyun bir kaçbölümde oynanmaktadır. Dua bö1ümü hüzünlü müzikle oynanmakta ve sahnede kız veerkek yerlerini almaktadır. Oyunun doğuşu şöyle anlatılır. Şeyh Şamil'in Ruslarlasavaşın son dönemlerinde yakınlarından bazıları savaşın bitmesini Rusların yalandolu iknaları ve vaatleriyle istemektedirler.Bu olayı Şeyh Şamil'e ancak anasıdiyebilir diye düşünüp ve annesini ikna ederek Şeyh Şamil'e gönderirler. ŞeyhŞamil olaya büyük tepki gösterir ve annesine a1tmış kırbaç cezası verir. Ancakcezayı kendisine de uygulattırır.Kırbaçlar Şamil'e vuruldukça halk acı vehüzünden kıvrılarak çeşitli hareketler yaparlar. Daha sonra bu olay oyun halinegetirilir.
    Diğer bir bü1üm bıçak atma olayıdır ve oyun esnasında kız oyuncu göğsünde birtahta parçası ile yere uzanır. Erkek ağzındaki bıçakları but tahtaya ağzıylasaplar. Bu oyunun doğuşu ise şöyle anlatılır. Şamil ve arkadaşları tutsakdüştüklerinde bir gemi ile sürgüne gönderilirken, Rus askerlerinin eğlencelerebaşladıkları ve Şamil'in arkadaşlarını ortada oynattıkları, Şamil'i de oynatmakistediklerini ancak Şamil bıçaksız oynamayacağını bildirmesi üzerine bıçaklarverildiği, bunlarla oynadığı zaman bıçakları arkadaşlarını önüne sapladığıve bir işaret üzerine bıçakları alarak döğüşe geçtikleri ve kurtulduklarınıanlatılmaktadır.

    Kıskanç

    Üç kişi ile oynanan bir oyundur. Bazen topluolarak da oynanır. Genelde iki kız bir erkekten oluşur. Kızların aynı erkeğe tutkunolmaları ötekinin kıskanıldığının gösteren bir açılışla kızla birlikte,alanın ters köşelerine doğru giderler. Oğlan oyunu tek ve beceri sergileyen birbiçimde sürdürür. ikisini de aynı sevgi sunuşları iletir. ikisinin de gönlünüyapar, geldiklerinde oyun üçlü görünüşünde sürdürülür. Hızlı melodisivardır.

    Vağzalı

    Son derece zarif melodisiyle, ince yumuşakhareketler bu oyunun halk arasında daha geniş yayılmasına neden olmuştur. Herdüğün töreninde vazlığının cazip edası işiti!ir. Vazlağının düğüntörenlerinde gelin oyununun ritmiyle bütünleştirdiği zarif, sade, ahenklifigürleriyle sergiler.

    Gazağı

    En eski oyunlardan birisidir. Oldukça çabuk,hareketli, coşkun bir oyundur.Blindiğine göre bir savaşçı oyunudur. Oyunu harbegidenler oynardı. Oyunda çeşitlilik ve teknik açıdan hareketler çoktur. Oyungüzellik, yapı ve incelik bakımından zengindir.

    Tamara

    Adını, Azerbaycan oyunlarını sergileyenmeşhur Salyanlı Reğgase Tamara'nın şerefine onun adı verilmiştir. Oldukçaçazibedar, lirik oyundur. Esasen kadınlar çoğu zaman da erkekler beraber oynanır.Oyunda rengarenk ritmik vurgular vardır

    Terekeme

    Bu oyun çok eski zamanlarda Azerbaycan'damesken kurmuş olan kabilenin adıdır. Terekemeler hayat tarzı olarak ayrı göçebe birhayat yaşayan kabile idi. Aynı müziğe sahip olan Terekeme oyunu iki variantdaoynanır. Birinçi variantda onu yalnız 'kadınlar oynar. ikinci variantda daha çevik,oynaklı ve kırık sesli geniş hareketli oyundur. Bunu kadınlar ve erkekler oynarlar

    Ayşat

    Oyun Aras Nehri'nin akışına bakarak sudakihareketlerden esinlenerek ifa edilir. Kızın hareketleri suyun dalgalanmasını, erkeğindönüşü ise girdapları andırır.

    kafkas danslarında bıçak...

    Anlatıldığı kadarıyla çeçen kartalı şeyh şamil arkadaşlarıyla beraber rusların esiri olur.Çeçenistandan rusyaya doğru götürülürken rus askerleri yoruldukları için mola verme gereği duymuşlar.Rus askeri bu yanından içkisi eksik olmaz tabi,içerler kafalaı biraz hoş olunca da şeyh şamilden onları eğlendirmeleri istenir.Koca kartal oyunuylada meşhurdur,oynamaya başlamadan önce kıvrak zekasını kullanarak kurtulma planı yapmaktadır.Rus askerlerinden oynun içeriği dolayısıyla bıçak ister bu isteği ruslarda hemen kabul eder..Koca kartal başlar oynamaya ve elindeki bıçakları teker teker arkadaşlarına atar ve arkadaşlarıda durumu anlayarak bağlarını çözer oracıkta rus askerlerini etkisiz hale getirirler...
    İşte kafkas oyunlarında bıçak kullanılmasının aslında oyun gereği değilde o an ki plan doğrultusunda kullanıldığı ama bunun zamanla oyuna eklendiği bilinmnektedir...



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc