Hoşgeldiniz.

Türkiye'nin doğal ve tarihi güzellikleri nedir, türkiye'nin doğal ve tarihi güzellikleri nelerdir Türkiyenin Doğal Güzellikleri Nelerdir? Ülkemizin Doğal Güzellikleri Nelerdir? Ülkemizdeki Doğal Güzellikler Nelerdir? Türkiyedeki
  • 5 üzerinden 3.46   |  Oy Veren: 28      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Türkiye'nin doğal ve tarihi güzellikleri nelerdir

    Sponsorlu Bağlantılar




    Türkiye'nin doğal ve tarihi güzellikleri nedir, türkiye'nin doğal ve tarihi güzellikleri nelerdir
    Türkiyenin Doğal Güzellikleri Nelerdir? Ülkemizin Doğal Güzellikleri Nelerdir? Ülkemizdeki Doğal Güzellikler Nelerdir? Türkiyedeki Doğal Güzelliklerimiz Nelerdir? Türkiyenin Tarihi Güzellikleri Nelerdir? Türkiyedeki Tarihi Güzellikler Türkiyenin Doğal Güzellikleri Hakkında Türkiyenin Doğal Güzellikleri Bilgi Türkiyenin Doğal Güzellikleri Tanımı Türkiyedeki Doğal Güzellikler

    ALTINBEŞİK DÜDENİ

    Dünyanın en ilginç mağaralarından birisidir. Toros Dağlarının altındaki bu ilginç yeraltı Dünya'sını görmek için özel hazırlık ve gereçler gereklidir. Yer altında çok sayıda mağara ve göl vardır. Bu göllerin su seviyeleri farklı olup aralarında çağlayanlar oluştururlar.
    Mağaralarda dev boyutlarda sarkıt ve dikitler mevcuttur. Bu mağara ve göllerin milyonlarca yıllık bir sürecin sonucu oluştuğu bilinmektedir. Konu ile ilgilenenler ve cesur tırmanıcılar için eşi bulunmaz bir doğa harikasıdır.


    DAMLATAŞ MAĞARASI
    Alanya'dadır. Sarkıt ve dikitler ihtiva eder. Mağara içindeki havanın nemlilik oranı % 90 civarındadır. Tedavi amacıyla da kullanılmaktadır.

    KARAİN MAĞARASI
    Yapılan kazılardan bölgenin günümüzden 50 000 yıl kadar öncede yerleşim merkezi olarak kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Türkiye'nin içinde insan yaşamış en büyük mağarasıdır.

    KAPADOKYA
    Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.apadokya bölgesi doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları'nı oluştururken tarihi süreçte insanlar da bu peribacalarının içlerine ev kilise oymuşbunları fresklerle süsleyerek binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya İpek Yolu'nun da önemli kavşaklarından biridir.

    FALEZLER
    Antalya'nın iki büyük plajı olan Lara ve Konyaaltı arasında kalan bölgedir. Bu ilginç jeolojik yapı aynı zamanda doğal arıtma sistemi işlevi ile körfezin temizliğine önemli bir katkı sağlamaktadır.Antalya'nın iki büyük plajı olan Lara ve Konyaaltı arasında kalan bölgedir. Bu ilginç jeolojik yapı aynı zamanda doğal arıtma sistemi işlevi ile körfezin temizliğine önemli bir katkı sağlamaktadır.

    Antalya ile Fethiye arasında bulunan "Likya Bölgesi" tarihi ve turistik birçok değerlerinin yanısıra

    Bakırdağları
    yöreyi tümüyle kaplayan ve kendi aralarında 4 bölüme ayrılan "BEYDAĞLARI" ile ünlüdür. En yüksek noktasının 3070 metre ile"Kızlarsivrisi" nin olduğu Beydağları "Tahtalıdağlar" "Bakırdağları" "Merkezi Beydağları" ve "Güneybatı Bölümü Beydağları" gibi alt katagorilere ayrılmaktadırlar.

    Kızlarsivrisi
    Bölgedeki akarsuların ortak amacı Akdeniz'e ulaşmaktadır.En güzelleri Antalya'nın;

    15 km. kuzeyindeki DÜDEN ŞELALESİ

    18 Km. batısındaki KURŞUNLU ŞELALESİ

    ve Manavgat'ın 3 Km. kuzeyindeki MANAVGAT ŞELALESİ'dir.


    ALTINBEŞİK DÜDENİ
    Dünyanın en ilginç mağaralarından birisidir. Toros Dağlarının altındaki bu ilginç yeraltı Dünya'sını görmek için özel hazırlık ve gereçler gereklidir. Yer altında çok sayıda mağara ve göl vardır. Bu göllerin su seviyeleri farklı olup aralarında çağlayanlar oluştururlar.
    Mağaralarda dev boyutlarda sarkıt ve dikitler mevcuttur. Bu mağara ve göllerin milyonlarca yıllık bir sürecin sonucu oluştuğu bilinmektedir. Konu ile ilgilenenler ve cesur tırmanıcılar için eşi bulunmaz bir doğa harikasıdır.

    DAMLATAŞ MAĞARASI
    Alanya'dadır. Sarkıt ve dikitler ihtiva eder. Mağara içindeki havanın nemlilik oranı % 90 civarındadır. Tedavi amacıyla da kullanılmaktadır.

    KARAİN MAĞARASI
    Yapılan kazılardan bölgenin günümüzden 50 000 yıl kadar öncede yerleşim merkezi olarak kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Türkiye'nin içinde insan yaşamış en büyük mağarasıdır.

    SAKLIKENT
    Sadece 45 km. uzaklaşılınca 3000 m. yüksekliğe ulaşan Saklı Yaylasında kurulu Saklıkent'e varılır. Kış sporlarına elverişli bir yerdir Saklıkent. Aynı gün içinde Antalya plajlarından denize girebilir ya da Saklıkent'te kayak yapabilirsiniz

    İNSUYU MAĞARASI
    Burdur İnsuyu Mağarası Burdur-Antalya Karayolu üzerinde Burdur’a 15 km. uzaklıkta bulunan ve ülkemizde turizme ilk açılan mağaradır. 597 m. Uzunluğundadır. Su yüzeyine paraleldir. İçinde akarsular ve göller bulunmaktadır.
    Mağara ilk kez mağarabilimci Jeolog Dr. Temuçin AYGEN tarafından bulunmuş ve dönemin Valisi Vefik KİTAPÇIGİL’in çabalarıyla 1966 yılında turizme açılmıştır.
    597 metrelik bölümü gezilebilen mağaranın içinde birbirleriyle bağlantılı irili ufaklı dokuz göl vardır. Bunlardan "Büyük Göl" adıyla anılanı 512 m2’lik alanıyla Türkiye’nin en büyük yer altı gölüdür.
    Oluşumu 10 milyon yıl öncesine dayanan mağara yukarıdan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla oluşan kolonlar ve tavandan aşağıya sarkan kalker birikintileriyle bir saray görünümündedir. Dilek Gölü’nde bulunan dikit 6 metrelik boyuyla Türkiye’nin en büyük dikiti ve bir doğa harikasıdır

    Nilüfer Çayı
    Nilüfer İlçesi'ne adını veren ve Bursa'nın en önemli akarsuyu olan 103 km uzunluğundaki Nilüfer çayı Uludağ’ın güney yamaçlarında 850 metre yükseklikteki 2 mağaradan çıkar. Başlangıç bölümünde adı Aras Suyu’dur. Bu su batı doğrultusunda akarken çeşitli kollarla birleşerek “Nilüfer” adını alır.

    Doğancı köyü yakınlarında önüne kurulan bir barajla Bursa kent içme suyunun önemli bir bölümünü depolar. Ayrıca kentin içme suyu gereksinimini karşılamak üzere daha yüksekte Karaıslah dolaylarında Nilüfer Barajı yapımı sürmektedir.
    Antik çağ kaynaklarında adı “Odrys” çayı olarak geçen Nilüfer Bursa Ovası’nı suladıktan sonra Uluabat Gölayağına dökülür. Bursa Ovası ve çevresinin derelerini ve Çayırköy Ovası’ndan Ayvalı Dere’yi alarak Uluabat Gölü’ne ulaşan Nilüfer daha sonra Susurluk Çayı ile birleşerek Karacabey Boğazı’ndan Marmara Denizi’ne dökülür.

    Soğukpınar Kaplıkaya Değirmendere ve Madendere ile dağın kuzeyinden doğan Gökdere Kaplıkaya Kırkpınar ve Balıklı derelerinin tümü Nilüfer'e karışarak Marmara Denizi'ne dökülür. 1930'lu yıllarda Bursa ovasına açılan Almankanalı Cenupkanalı ve Anakanal gibi kanallar da Nilüfer'e bağlıdır. 1671 tarihli bir kadı sicilinden anlaşıldığı üzere o dönemlerde Nilüfer Deresi ile çam ağaçları taşınmıştır. "Velhasıl Bursa sudan ibarettir" diyen Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde de bu suyun asla geçit vermediği yazar.
    Uluabat Gölü (Apolyont Gölü)

    Türkiye’nin 10. büyük gölü olan ve Nilüfer ilçe sınırlarında bulunan Uluabat Gölü kentin en gözde doğal güzelliklerinden biridir.

    Yüzölçümü 156 km2 olan gölün kuzey ve batı kıyıları sazlık ve bataklıktan oluşmaktadır. Doğu-batı doğrultusunda uzunluğu 25 en geniş kesiminde genişliği 14 kilometredir. Göl havzasının büyüklüğü yaklaşık olarak 10 bin 500 kilometrekare göl alanı 13 bin 500 hektar derinliği ise ortalama 2.4 en çok 4 metre dolayındadır.

    En önemli beslenme kaynağı göle saniyede ortalama 64 metreküp su getiren Mustafakemalpaşa Çayı’dır. Çayın mevsimlere göre getirdiği su miktarında görülen değişiklikler göl su düzeyinin alçalıp yükselmesinde neden olmaktadır. Ayrıca gölün güneybatısındaki tarım alanlarının drenaj suları da göle verilmektedir. Gölün fazla suları gölün batısındaki Uluabat Deresiyle Susurluk Çayı'na ve bu çayla birlikte Marmara Denizi'ne ********tadır.

    Gölde irili ufaklı 9 ada vardır. Bunların en önemlisi Gölyazı köyünün üzerinde kurulu olduğu ada ile Halilbey (Alyos) ve Nailbey (Manastır) adalarıdır. Gerek Alyos gerekse Manastır adalarında Bizans döneminden kalma örenler bulunmaktadır.
    Uluabat Türkiye'nin önemli balıkçılık alanlarından biridir. 21 balık türünün bulunduğu ve daha önceleri kerevitin bol olduğu göldeşimdilerde daha çok sazan ve turna avlanmaktadır.

    Uluabat Gölü sucul bitkiler yönünden de ülkemizin en zengin sulak alanlarından biridir. Gölün hemen hemen bütün kıyıları geniş sazlıklarla sığ kesimleri ise su içi bitkileriyle kaplıdır. Göl Türkiye'nin en geniş nilüfer yataklarına sahiptir.
    Anadolu'ya kuzeybatıdan giren kuş göç yolu üzerinde yer alması ve önemli kuş alanlarından Kuş Gölü'ne çok yakın mesafede bulunması nedeniyle Uluabat Gölü kuş varlığı yönünden sadece ülkemizin değil Avrupa ve Ortadoğu'nun da en önemli sulak alanlarından biridir. Türkiye'deki 97 önemli kuş alanından biridir. Uluabat Gölü dünya çapında yok olma tehlikesi altında olan kuş türlerinden Küçük Karabatağın ve Tepeli Pelikan’ın önemli beslenme ve kışlama alanıdır.
    Antik çağda çok daha büyük olan Uluabat Gölü ile Marmara Denizi arasında deniz taşımacılığı yapıldığı bilinmektedir.
    1980’li yıllardan sonra göl yakınlarında kurulmaya başlanan sanayi ve Orhaneli Çayı’nın taşıdığı kömür atıkları dolayısıyla gölün suyunda büyük ölçüde kirlenme ve göl alanında daralma başlamıştır.

    Göl ve havzasındaki yaşamın tehlike altına girmesi üzerine bölge 1998 yılında uluslararası “Ramsar Sözleşmesi” kapsamında koruma altına alınmıştır. 2000 yılında ise uluslararası 'yaşayan göller' kapsamına alınan Uluabat Gölü çevresindeki biyolojik çeşitlilik nedeniyle de doğasever ve çevreci bakışların buraya yönelmesine yol açmıştır.
    Ayvaini Mağarası

    Uluabat Gölü yakınlarındaki pekçok şirin köyden biri olan Bursa'ya 40 km uzaklıktaki Ayva Köyü eşsiz bir özelliğe sahip.
    Türkiye'nin en uzun 6. mağarası olan Ayvaini Mağarası Bursa'nın "yeşil" sıfatına yakışır özellikteki bu köyde yer alır.
    Hidrolojik olarak etkin durumda olan mağaranın Ayva ağzından yer altı suları çıkmaktadır. Mağaranın ikinci ağzı iseMustafakemalpaşa İlçesi’ne bağlı Kazanpınar ve Doğanalan köyleri arasındadır.
    Mezozoik zamandan günümüze gelen ve 1970 yılında 3 kişilik bir İspanyol ekip tarafından keşfedilen mağaranın uzunluğu 5.5 kilometreyi buluyor.

    İçinde derinlikleri yer yer 3-4 metreye ulaşan 60 adet gölcük bulunan mağaranın çıkışındaki gölcüğün uzunluğu ise yaklaşık 400 metre. Su seviyesinin mevsimlere göre değişiklik gösterdiği olağanüstü sarkıtlarla kaplı bakir ve el değmemiş yapısı ile gerçek bir doğa harikası olan Ayvaini Mağarası özellikle üniversitelerin mağaracılık kulüplerinin ilgi odağıdır.

    Güney Marmara Bölgesi’nin en uzun yer altı geçidi olduğu belirlenen ve sarkıt dikit duvar damlataşları sulu damlataş havuzları ve küçük gölcükleriyle olağanüstü bir doğa harikası olan bu mağarayı gezmek için rehber alınması zorunludur.


    Paylaş Facebook Twitter Google



  2. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc