Hoşgeldiniz.

Bir Tevazu Olayı (Mehmet Akif Ersoy'un Anısı, Anıları) Üstat’ın Eğinli bir arkadaş ı var. Beşiktaş’ta oturuyor. Üstat ara sıra onu ziyarete gider. Eğinlinin ahbapları da
  • 5 üzerinden 3.00   |  Oy Veren: 1      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Bir Tevazu Olayı (Mehmet Akif Ersoy'un Anısı, Anıları)

    Sponsorlu Bağlantılar




    Bir Tevazu Olayı (Mehmet Akif Ersoy'un Anısı, Anıları)

    Üstat’ın Eğinli bir arkadaşı var. Beşiktaş’ta oturuyor. Üstat ara sıra onu ziyarete gider. Eğinlinin ahbapları da gelir. Bunlardan bir tanesi, Üstat’ı ya bir kasap, ya bir et müteahhidi zannediyormuş.

    Bir gün Üstat’a Darülfünun kapısında rast gelir. Ahbabın ahbabı diye bir tanışıklık var ya. Bu kasabın, yahut bu et müteahhidinin burada bulunmasını merak eder. Merhabadan sonra:

    “Hayrola! Buraya niçin geldiniz?”

    “Ders için.”

    Anlayamaz. Biraz durur. Üstat’ın yüzüne dikkatle bakar. Kendi kendine: “Allah Allah, der, bu yaştan sonra, bu saç sakalla Darülfünun’a devam. Çok tuhaf şey! Belki adamcağıza ilim hevesi gelmiştir. Ama talebe de olamaz. İhtimal, dersleri dinliyor...” İçinden gülerek, şaşarak:

    “Sami’in sıfatıyla mı?” der. (Sami’: Dinleyici)

    “Hayır.”

    Yine anlayamaz. Düşünmeye, Üstat’ı süzmeye başlar. Gülümseyerek:

    “Yoksa talebe mi kayd oldunuz?” der. Üstat’ın verdiği cevap, yine:

    “Hayır.”

    Üstat’ın muzipliği görülüyor ya. Karşısındakinin alayı ile düşünüşü ile eğleniyor. Adamcağız şaşırdıkça şaşırıyor. Adeta kızar. Sert bir sual fırlatır:

    “Ya ne diye buraya geliyorsunuz?”

    Sanki Üstat ona hesap vermekle mükellefmiş. Ama Üstat hiç kızmıyor. Bıyık altından sadece gülüyor. Gayet soğukkanlılıkla cevap veriyor:

    “Müderris sıfatıyla.”

    Adamcağızın hayreti artar. Bu nasıl müderris olur, diye düşünmeye başlar. Bir türlü havsalasına sığdıramaz. Bir ihtimal daha hatırına gelir:

    “Belki vekaleten olacak!”

    Üstat yine aynı soğukkanlılıkla ve gayet kısa:

    “Hayır, asaleten” der.

    Adamcağız büsbütün şaşkınlaşır. Artık söyleyecek söz bulamaz.

    “Allah Allah!” der, çekilip gider. Üstat da:

    “Güle güle!” diye onu uğurlar... Üstat diyor:

    “Herif bana müderrisliği bir türlü yakıştıramadı.”


    Paylaş Facebook Twitter Google



  2. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc